Saç Dökülmesi ve D Vitamini İlişkisi

Herkese Merhabalar, bu yazımızda saç dökülmesi ve D vitamini arasındaki ilişkiyi inceleyeceğiz. D vitaminin vücudumuz için ne kadar önemli bir yere sahip olduğunu da bu yazımızla birlikte bir kere daha kanıtlamış olabiliriz.

Normalde Uzmanlar günlük 100 adet saçın dökülmesinin normal olduğunu düşünüyorlar; ancak bazı durumlarda saç dökülmesi haddiden fazla olabiliyor. Bunun sebepleri arasında karşımıza sıkça rastladığımız 2 gerekçe çıkıyor;

1- Genetik sebepler

2- Vitamin ve mineral eksikliklerinden dolayı yaşanan saç kayıpları

Aslında saç dökülmesi ile karşı karşıya olan insanların %95’i ya da daha fazlası genetik saç dökülmelerine maruz kalıyorlar diyebiliriz. Normal olarak beslenmesini sağlayabilen her birey, eğer genetiğinde yoksa saç dökülmesi sorunu ile karşılaşmamaktadır. Ancak günümüz dünyasında henüz bilinmese ve kanıtlanmamış olsa da acaba yediklerimizin genetiğimiz üzerindeki etkileri nelerdir ?

Bugün konu aldığımız D vitamininin insan vücudunda sonsuz diyemesek de sayısız faydaları vardır. Aslında D vitamini diyoruz; fakat D3 bir vitamin değil hormondur. Derimizde kolesterol yapısına benzer bir maddenin güneş ışıklarının UV’leri ile birlikte salgıladığı bir hormondur. Tüm dünyada güneşten kaçınan ve yanlış yönlendirmeler sebebiyle insanların büyük bir kısmında D3 vitamini eksikliğinin bulunduğu yapılan araştırmalarla kanıtlandı.

D vitamini ya da hormonunun Diyabet hastalıkları, beyin fonksiyonları, hücre yenilenmesi, kalp rahatsızlıkları, kemik gelişimi ve sayamayacağımız kadar belki de milyonlarca faydası bulunmaktadır.

D vitamini ihtyacını nasıl karşılarız ?

D vitamini ihtiyacımızı karşılamak için güneşin en tepede olduğu öğlen saatlerinde sadece 15 dakika güneş altında vakit geçirmek D vitamini/hormonu sentezlenmesi için yeterli olacaktır. Bunun yanında yumurta, balık yağı, kırmızı et gibi yiyeceklerde de D vitamini bulunuyor. Görünen o ki biz belki de korkularımızdan dolayı vücudumuzun yeterince D vitamini salgılamasını sağlayamayacağız. Bu sebeple sağlıklı beslenmeye dikkat etmekte fayda var.

Ayrıca kaliteli D vitamini takviyeleri ile de bu ihtiyacı karşılayabilirsiniz. Eskiden D vitamininin fazlasının vücutta biriktiğine dair görüşler vardı; ne var ki bu görüşün ya da fikrin doğru olmadığı fark edildi. Yani D3 hormonu için çırpınan bir vücut milyarlarca ihtiyaca cevap verebilmek için D3 hormonunu çok iyi kullanıyor ve vücutta birikmiyor.

D Vitamini Eksikliği Saçları Döküyor

Kahire Üniversite’si araştırmacıları düşük D3 vitaminin yanında demir eksikliğinin saçları vurduğunu keşfettiler. Yapılan çalışmada D vitamii eksik olan bayanlarda saç dökülmelerinin olduğu gözlemlenlenmiştir. D vitamini saç büyümesi ve saç köklerinin normal gelişimi için hayati önem taşıyan genleri düzenler.

Sağlıklı Beslenmenin Püf Noktaları

gebelikte-beslenme

Beslenme açlık duygusunu bastırmak ya da canının istediği şeyleri yeyip içmek değildir.

Beslenme; sağlığı korumak, geliştirmek ve yaşam kalitesini yükseltmek için vücudun gereksinimi olan besin ögelerini yeterli miktarlarda ve uygun zamanlarda almak için bilinçli yapılması gereken bir davranıştır.

Günlük sağlıklı beslenme programı, 

İnsanın sağlıklı bir şekilde yaşamını devam ettirebilmesi için yaklaşık 50’ye yakın besin ürününe ihtiyaç duymaktadır. Gün içerisinde bu besin maddelerinden gerektiği kadar tüketmesi halinde sağlıklı bir yaşam söz konusu olacaktır.

Temel Besin Ögeleri

Yeterli ve dengeli beslenme için;

Süt ve süt ürünleri, et-yumurta-kurubaklagil, meyve-sebze, tahıl ve tahıl ürünlerinden gün içerisinde yeteri miktarda tüketilmelidir.

Süt ve süt ürünlerinden gülük 2 porsiyon.  Bir orta boy su bardağı süt veya yoğurt ile iki kibrit kutusu büyüklüğünde peynir bir porsiyondur.

Günlük  2-3 köfte kadar et-tavuk-balık-hindi tüketilmelidir.

Haftada en az  2 kez balık

Kuru baklagillerin haftada 2-3 kez

En az 5 porsiyon meyve ve sebze. 1 porsiyon meyve  = 1orta boy elma veya 1 orta boy portakal. 1 porsiyon sebze = 4-5 yemek kaşığı sebze yemeği  veya 1 kâse salata

Tam tahıl ürünleri günde 6 porsiyon (6 dilim ekmek veya 3 dilim ekmek, 1 kepçe unlu çorba, 4 yemek kaşığı pilav gibi) tüketilebilir.

 

 

Boy Kilo Endeksinin Ölçümü

Vücut kitle endeksi nedir ?

vki

Vücut ağırlığının (kg), boy uzunluğunun metre cinsinden karesine bölünmesiyle hesaplanır. İdeal ağırlık ise ulaşılmak istenen Vücut Kitle Endeksi’nin ”VKİ”, boy uzunluğunun karesi ile çarpılmasıyla elde edilir.

Örneğin; 60kg ağırlığı 1,80m boy uzunluğu olan bir insanın boy kilo endeksi şu şekilde hesaplanır;

60/(1,8×1,8)=18,5

Aşağıdaki tablodan sınıflandırılmasını da çıkan sonuca göre bulabilirsiniz.

19-24 yaş arasındaki yetişkinler için beden kitle endeksi ve vücut ağırlığı değerlerini gösteren tablo şöyledir:

Yaş grubu VKİ aralığı Sınıflandırma
19-24 0-20 Zayıf
19-24 20-24,9 Normal
19-24 25-29,9 Hafif şişman
19-24 30-34,9 Şişman
19-24 35-44,9 Sağlık açısından önemli
19-24 45-49,9 Aşırı şişman
19-24 +49,9 Morbid şişman

 

Yaş ilerledikçe boy kilo endekside artış görülebilir.

Yağlı Cilt Bakımı Nasıl Yapılmalıdır ?

Cilt yağlanmasının tek bir nedeni yoktur dışarıdan gelen etkiler neden olabileceği gibi cildin yapısı da yağlanmaya neden olabilir. Bir takım ilaçlar, bazı hastalıklar, hormonal bozukluklar,  yüze uygulanan makyaj malzemeleri ve yetersiz beslenme gibi cilt yağlanmasının birçok nedeni bulunmaktadır.

Cilt yağlanmasının tedavisinde uygulanabilecek Yüz bakımı için maskeler ;

1.Kil Maskesi

kil-maskesi2

Yağlı bir cildiniz varsa, bu nedenle gözenekleriniz sık tıkanıyorsa ve tıkalı gözenekler yüzünden sivilce ve siyah nokta sorunu yaşıyorsanız kil maskesi aradığınız çözüm olabilir. Fakat yüz maskesi için uygulanan birçok kil çeşidi bulunmaktadır. Bu yüzden öncelikle cilt tipinize uygun kili belirlemek gerekir. Yüz bakımı için maskeleri için kullanılan killerin başlıcaları;

Bentonit Kil: Beyaz kil olarak da bilinen mineral bakımından zengin bir kildir. Diğer killere göre cildi daha az kuruttuğu için az yağlı veya kuru ciltler için önerilir. Bakterileri temizlediği için sivilce oluşumunu geciktirir, mevcut sivilceleri kurutarak daha kısa sürede geçmelerini sağlar.

Pembe Kil: Fransız kili veya pembe maske olarak da bilinen pembe kil beyaz ve kırmızı killerin karışımından elde edilir. Tahriş edici etkisi olmadığı için hassas ciltte kullanılabilir.  Kalsiyum karbonatı, demir, hidromuskovit, montmorillonit bakımından zengindir.

Kırmızı Kil: Demir oksitler bakımından zengin olan kırmızı kil cilt için önemli minerallerin neredeyse tamamını içerir. Düzenli olarak kullanıldığında cilde parlaklık verir, yağ üretimini dengeler ve yeni cilt hücresi üretimini tetikler. Özellikle yıpranmış ve soluk görünen ciltler için önerilir.

Yeşil Kil: Aşırı yağlı ciltler için önerilen ve maskesi en çok yapılan kil. Yeşil kil yağlı cildin en büyük sorunu olan gözeneklerin tıkanmasını önler. Bu sayede siyah nokta ve sivilce oluşunu azaltır, cildin temiz kalmasını sağlar. Kuru ve hassas ciltte kullanıldığında aşırı kuruluğa, tahrişe ve kızarıklığa yol açabilir.

HAZIRLANIŞI

1 yemek kaşığı kil

1 yemek kaşığı toz şeker

2 yemek kaşığı ılık su

1 yemek kaşığı maya

Mayayı suyun içine atarak eritip üzerine toz şeker ve kil ilave iyice karıştırıyoruz. Sonra karışımı yüzümüze peeling yapıp 5 – 10 dk bekledikten sonra ılık suyla duruluyoruz. Bu maskeyi düzenli olarak haftada bir uygulamakta fayda var.

2.Limon Maskesi

Bal-ve-Limon-Yüz-Maskesi

Limon maskesi ile cilt lekeleri , sivilce gibi cilt problemlerinden kolayca kurtulabilirsiniz.

HAZIRLANIŞI

Çok az bal

1 tatlı kaşığı limon suyu

Bir miktar süt

Bal ile limon suyunu karıştırdıktan sonra üzerine süt ekleyip iyice karıştırıyoruz. Oluşan karışımı yüzümüze peeling yaptıktan sonra 15-20 dk bekleyerek ılık su ile duruluyoruz. Bu maskeyi haftada bir kere uygulayabilirsiniz.

3.Havuçlu Yüz Maskesi

havuçlu-yüz-maskesi-600x245

Evde hazırlanan cilt maskelerinin en büyük avantajı cilt tipinize göre dilediğiniz doğal ürünleri, istediğiniz miktarda kullanabilmektir. Örneğin cildiniz çok kuruyorsa havuç maskesine bal ve zeytin yağı ekleyebilirsiniz. Havuçlu yüz maskeleri yağlı, kuru veya karma ciltler için kullanılabilir. Yağlı ciltler için havuç maskesi hazırlarken bal ve zeytinyağı gibi malzemeleri daha az kullanarak cildin daha fazla yağlanmasını önleyebilirsiniz.

HAZIRLANIŞI

2-3 adet kabuğu soyulmuş havuç

0.5 yemek kaşığı bal

1 muz

0.5 yemek kaşığı zeytinyağı

Havuçları küp küp kesip yumuşak kıvama ulaşana kadar kaynatın. Suyu süzdükten sonra havuçları bir kaseye alıp. Kaşığın tersini kullanarak havuçları ezmeye başlayın ve her seferinde üzerine balı yavaş yavaş ekleyerek krem kıvamında bir karışım elde ediyoruz. Elde ettiğimiz karışıma zeytin yağımızı da ekledikten sonra soğumasını bekliyoruz. Yeterince soğuduktan sonra yüzümüze peeling yapıp 10 dakika bekleyerek ılık suyla yüzümüzü temizliyoruz. Bu maskeyi haftada bir yüzümüze uygulayabiliriz.

Cilt Sağlığı ve Beslenme Önerileri

2_yuz_makyaj

Sağlıklı ve dengeli bir beslenme planı ile cilt yapınızın dengesini koruyabilirsiniz. Günlük beslenme programınızda tükettiğiniz besinlerin çeşitliliğini artırmanız cilt sağlığınızı önemli derecede koruyacaktır.

Beslenme programınızın karbonhidrat, protein, yağ ve diğer besin öğelerinden (E ve C vitamini, çinko ve selenyum minerali ve omega-3 –omega-6 yağ asitleri..gibi) zengin olmasına dikkat edmelisiniz. Her gün tahıl grubu besinleri 5–6 porsiyon, et grubu besinleri 3–4 porsiyon, süt grubu besinleri 2–3 porsiyon, sebze grubu besinleri 2–3 porsiyon ve meyve grubu besinleri 3–4 porsiyon tüketmelisiniz. Gün içerisinde ara öğün yapmayı unutmamalısınız. Pişirerek tüketeceğiniz besinlerde vitamin ve mineral kayıpları olabileceği için, fırın ve buharda pişirme yöntemlerini tercih etmelisiniz.
Sağlıklı cilt yapısını oluşturmanız için su tüketim miktarı çok önemlidir, suyu bir öğünde tüketmek yerine gün içerisinde farklı saatlerde tüketmeye çalışmalısınız. “Günlük su tüketme miktarınızı 10–12 bardak olmalıdır.” Sıvı ihtiyacınıza ek olarak su ile birlikte bitki çayları da tüketmek fayda sağlayacaktır. (ıhlamur, kuşburnu, yeşil çay… gibi)

BESLENME ÖNERİLERİ

  • Toplam kalori alımınızı azaltın, yağı azaltılmış protein ve karbonhidrat içeren besinleri tercih edin. (Ör. Tavuk göğüs eti, hindi göğüs eti, az yağlı yoğurt ve az yağlı peynir… gibi)
  • Öğün düzeninizi korumak ve sağlıklı beslenmek için güne mutlaka kahvaltı öğününü tüketerek başlayın. (Ör: 1 adet nektarin + 2 çorba kaşığı lor peyniri + 1 dilim çavdar ekmeği + 1 fincan bitki çayı+ bol söğüş salata )
  • Her gün mutlaka 1 su bardağı az yağlı yoğurt ve 1 tatlı kaşığı keten tohumu tüketmeye çalışın.
  • Yemeklerinizi pişirirken fazla yağ ilave etmeyin. Margarin ve hayvansal yağ kullanmayın.
  • Kahveyi günde 1–2 fincanla sınırlandırın. Kahve tüketiminde özellikle kafeinsiz olan kahveleri tüketin. Kahve ile birlikte süt kreması tüketmek yerine az yağlı sütü tercih edin.
  • Düzenli ve sağlıklı beslenmek için ara öğün yapmaya çalışın. 3–4 saatten daha fazla aç kalmayın.
  • Haftada 2–3 defa 150–200 gram ızgara, fırın veya buharda pişirilmiş balık tüketmeye çalışın.
  • Basit şeker içeren besinleri cilt dokusundaki kolajen liflerin esnekliğini kaybetmesine yol açacağı için tüketmeyin. (Ör. Kek, çikolata, şeker, lokum… gibi)

Cilt Dostu Besinler

  • Koyu yeşil yapraklı sebzeler,
  • Kırmızı renkli meyveler,
  • Az yağlı hayvansal besinler (hindi eti, balık gibi)
  • E ve C vitamini içeren sebze, meyve ve yağlı tohumlar,
  • Taze sıkılmış kırmızı greyfurt suyu, domates suyu,
  • Lif (posa)  içeriği yüksek sebzeler (lahana,karnıbahar gibi)
  • Yağlı tohumlar. (çörek otu,ceviz, keten tohumu gibi)

Cilt Düşmanı Besinler

  • Fazla tuz içeren besinler (turşu, zeytin gibi)
  • Şarküteri ürünleri (salam, sosis, sucuk gibi)
  • Şeker içeren besinler (kurabiye, çikolata, kek gibi)
  • Mayonez ve diğer hazır soslar
  • Mısır
  • Patates
  • Un
  • Gazlı içecekler

CİLDİNİZİN YAŞLANMASINI YAVAŞLATIN

Cildiniz çevresel etkenlerden etkilenerek daha hızlı yaşlanır. Cilt dengenizin bozulması ile nem kaybı olur, pul pul dökülür, mimik çizgileri ve ince çizgileri artar. Cilt sağlığınızın devamlılığını dış etkenlerden koruyarak ve içten destekleyerek sağlayabilirsiniz. Bunun için ; beslenme alışkanlılarınıza dikkat etmeli, güneş ışınlarının zararlı etkilerini azaltıcı önemler almalı ( şapka takmak , güneş koruyucu krem sürmek…. gibi) ve düzenli cilt bakımı yaptırmalısınız.

Cilt yapınızı korumak için beslenme alışkanlıklarınızda antioksidant değeri yüksek (badem, yaban mersini, nar, somon balığı, kefir… gibi)   besinleri tüketmeye çalışın. Günlük tükettiğiniz su miktarını kontrol edin. Haftada 2-3 defa taze sıkılmış sebze ve meyve suları tüketin. Yemeklerinizde ve salatalarınızda zeytinyağı kullanın.

Dikkat edin:

  • Yeterli ve dengeli beslenin,
  • Katkı maddesi içeren besinleri ve içecekleri tüketmeyin,
  • Cilt bakım ürünleri satın alırken doktorunuza danışın,
  • Fazla miktarda çay, kahve ve kafein içeren içecekleri tüketmeyin,
  • Stresin yarattığı olumsuz düşüncelerin etkisini azaltın,
  • Egzoz gazlarından uzak durun.

Uygulayın:

  • Daha fazla meyve ve sebze tüketin,
  • Günlük yaşamınızda güneş koruyucu krem kullanın,
  • Cildinizi her gün temizleyin, nemlendirin,
  • Günde en az 5 saat uyuyun,
  • Temiz havada sık sık yürüyüş yapın
  • Bitki çaylarından yeşil çayı her gün 1-2 fincan tüketin.

Evde Diş Beyazlatma Teknikleri

fft20_mf4715415

Bembeyaz dişler güzel bir gülümsemenin en önemli parçalarından biridir. Gülen bir yüzün sizi daha genç, canlı ve dinamik gösterdiği bilinen bir gerçek. Ancak günlük hayattaki alışkanlıklarımızın pek çoğu dişlerimizin giderek daha sararmasına neden olmaktadır. Her ne kadar hastanede gerçekleştirilen tedaviler bulunsa da “eğer dişlerde çok ileri düzeyde bir sararma ile karşı karşıya değilseniz” evde uygulayabileceğiniz birkaç hazırlaması kolay yöntem ile de bu durumun üstesinden gelebilirsiniz.

Bir tedaviye başlarken ilk yapılması gereken önlemdir. Bu yüzden ilk adım olarak karşımıza dişlerimizin sararmasına neden olan etkenleri ortadan kaldırmak çıkıyor. Gün içerisinde tüketmiş olduğumuz sigara, çay, kahve ve alkol gibi maddeler dişlerimizin önemli derecede sararmasına neden olmaktadır. Daha temiz ve beyaz dişlere sahip olmak istiyorsak; öncelikle bu maddeleri bırakmalıyız. Bırakamıyorsak bile bu maddeleri en azami seviyede tüketmek başlangıç aşamasında en önemli adımdır. Diş beyazlatma işlemlerine başlamadan önce bir ağız muayenesi şarttır. Bu muayene sonrası ağız içerisindeki dolgular, porselen kaplamalar, çürükler ve minedeki çatlaklar belirlenmelidir. Çünkü sizin evde uygulayacağınız yöntemler bu rahatsızlıkların tedavisinde çözüm olmayacaktır.

Evde Uygulayabileceğimiz Yöntemler.

1.Çilek

Yanlış duymadığınız. Haftada bir kez olgun ve büyük bir çileği püre haline getirdikten sonra fırça ile dişlerinize sürün. Dişlerinizin her zamankinden daha fazla parlayacaktır.

2.Karbonat Kürü

1 tatlı kaşığı zeytin yağı ve 1 çay kaşığı karbonatla oluşan karışıma, yarım limon sıkıp iyice karıştırın. Ortaya çıkan sıvıya fırçanızı batırarak dişinizi fırçalayın. Bunu haftada bir kez uyguladığınızda, dişleriniz beyazlarken, ağzınızdaki bakterilerden de kurtulabilirsiniz.

3.Gliserin

Yine ağzınızı fırçalayıp bol suyla çalkalayın; ardından fırçanıza 2 damla gliserin damlatın ve dişlerinize sürün. Bakteri öldürme özelliği olan gliserin, diş çürüklerine karşıda etkili olacaktır.

4.Sebzeler

Lifli sebzeler yemekte diş beyazlığına sahip olmak için bir yöntemdir. Özellikle elma, salatalık, brokoli ve havucun diş temizleyici etkisi vardır.

5.Tuz

Karbonat kadar etkili olmasa da diş eti iltihabı ve diş eti ödemlerine karşı etkilidir. Bir çay kaşığı karbonat, 1 çay kaşığı tuz ve 1 çay kaşığı sirkeyi karıştırıp fırça ile dişlerinize sürdüğünüzde etkili bir beyazlık sağlayabilirsiniz.

6.Adaçayı

Dişlerinizi fırçalayıp ağzınızı iyice çalkalayın. Ardından bir çay kaşığı karbonat, 1 çay kaşığı adaçayı ve bir çay kaşığı tarçını iyice karıştırın. Bu işlemi her gece tekrarlayın. Çok değil 1 hafta içinde dişlerinizdeki beyazlığı fark edeceksiniz.

7.Kimyasallar

Eczane ve süpermarketlerde bulabileceğiniz diş beyazlatıcı diş macunları ve diğer sıvı beyazlatıcıları da kullanım talimatındaki gibi deneyerek dişleriniz üzerinde nasıl bir etki bıraktıklarını gözlemleyebilirsiniz.

Yukarıda belirtmiş olduğumuz yöntemleri uygularken dişlerinizi günde en az 2 kez fırçalamayı unutmayınız.

Tüm bu uygulamalara rağmen dişlerinizdeki sararmalar azalmıyorsa; dişlerinizdeki sararmaların sağlık sorunlarından da kaynaklanıyor olabileceğini unutmayarak, en kısa süre içerisinde bir uzmana görünmenizi tavsiye ediyoruz.

Diş Ağrısı Nasıl Geçer?

dis-agrisi-sebeeri_7f6ffdaf29a6dc5677b0

Diş ağrılarının genellikle gece oluşmasının sebebi; gece saatlerinde ki hormonal farklılıklar nedeniyle damarlarımızın genişlemesidir. Kök ucundaki iltihap dişte dolaşım bozukluğu oluşturur ve bu durum basınca neden olur. Oluşan bu basınçta, diş içindeki sinirler üzerinde ağrıya neden olur.

Dişiniz çürükse ve dolgulu değilse

  • İlk olarak dişinizi fırçalamayı deneyin. Bu, çürüğüne sıkışmış ve ağrıya neden olan besini oradan uzaklaştırmaya yardımcı olur. Eğer çürüğe kolayca ulaşabiliyorsanız kolonya veya alkol damlatılmış bir kürdan ile çürüğün içinden besini çıkarmaya çalışın.
  • Soğuk uygulayın. “bölgeye küçük bir buz parçası ile baskı uygulanabilir.” Sıcak iltihabı arttıracağı için kesinlikle sıcak uygulanmamalı.
  • Tuzlu su ile birkaç dakika gargara yapmayı deneyin.
  • Yarı yarıya sirkeyle (elma üzüm fark etmez) karıştırılmış su ile yine birkaç dakika gargara yapın.
  • 8-10 tane kadar kuru karanfili öğütüp yarım su bardağı ılık suda 4 – 5 dakika demledikten sonra rengi değişen bu suyu soğutun ve gargara yapın. Veya karanfili ağzınızda çiğneyip çürüğün üzerinde bekletin. Karanfilin uyuşturma etkisi ağrıyı dindirmeye yardımcı olacaktır.
  • Ezilmiş veya ağzınızda çiğnediğiniz 1 – 2 diş sarımsağı çürük dişin üzerinde bekletin. Bu bölgedeki iltihabın dolayısıyla iltihabın neden olduğu basınç ağrısını azaltabilir ve ağrıya neden olabilecek her türlü bakteriyi yok eder.

Dişiniz dolgu veya kaplama Varsa

  • Yukarıdaki çözümler dolgulu ve kaplamalı dişler içinde kullanabileceğiniz yöntemlerdir. Ancak kaplamalı veya dolgulu diş bir kapalı kutu olduğu için etki etmesi çürük dişe göre daha uzun sürebilir.
  • Soğuk uygulayın. “bölgeye küçük bir buz parçası ile baskı uygulanabilir.” Sıcak iltihabı arttıracağı için kesinlikle sıcak uygulanmamalı.
  • Ağrı kesici kullanmayı deneyin, kullanırsanız aç karnına veya yemekten birkaç saat sonra kullanın. Ağrı kesici temin ederken tercihi eczacıya bırakın. Kullandığınız başka bir ilaç varsa söyleyin, sıra dışı bir durumunuz varsa alerji vb. gibi bunu da bildirin. (Apranax Fort adlı ağrı kesici oldukça güçlü bir ağrı kesicidir eczacınıza veya doktorunuza danışarak kullanabilirsiniz.)

 

 

Diş Çürüğü Nasıl Geçer ?

Dişlerde gereken bakım yapılmadığında, temizlik kurallarına uyulmadığında bakteriler diş dokusuna yerleşerek dişin yapısında hasar oluştururlar. Ve bu diş dokusuna yerleşen bakterilerin diş dokusundan uzaklaştırılması gerekmektedir aksi halde geri dönüşü olmayan doku kaybı yaşanabilir.

Diş çürüğü belli aşamalardan geçerek ağrı yapacağı döneme geldiğinde, dişteki madde kaybını telafi edebilmek ve dişteki çürüğün ilerleyişini durdurmak, yeni çürüklere engel olmak ve estetik açıdan bozuklukların engellenmesi için dişlerde bazı restorasyonlar yapılmalıdır. Bu yapılacak restorasyonlar, dişte oluşan doku kaybındaki büyüklük ve bundan etkilenen dokulara göre farklılık gösterir. Diş çürükleri kesinlikle kendiliğinden geçmez ve mutlaka çürüğün seviyesine uygun tedavi uygulanması gerekir.

çürük

 

Dişlerde olan çürükler derinliklerine göre sınıflandırılır. Bunların tedavisi de derinliğine uygun şekilde yapılır. Dişte yeni başlamış olan bir çürük mine seviyesinde olur. Bunun ilerlemesi halinde çürük dentin seviyesine yaklaşır. Daha sonra dentin seviyesine, oradan diş siniri olan pulpaya yaklaşır. Çürük pulpaya indiğinde, dişte en fazla doku kaybı oluşmuş demektir. Diş çürüklerinde seviyeye göre fissür örtücü, dolgu, kanal tedavisi uygulanabilir. Bunlar yeterli gelmediğinde, diş çekilerek diğer dişlerin bundan etkilenmesine engel olunur.

 

Diş Sağlığı İçin Neler Yapılmalıdır ?

diş
İyi Dişlere Sahip Olabilmek İçin;

Birçok diş çürüğünün oluşumu aylar sürer. Diş hekimine gitmek için dişlerin ağrıması beklenmemelidir. Yılda iki kez diş hekimine gidilmelidir.

1. Çocukluk dönemindeki beslenme diş sağlığı yönünden çok önemlidir. Kalsiyum, fosfor ve flor mineralleri yeterince alınmalıdır. Diş eti, diş sağlığı ve sağlamlığı için gerekli C, A ve D vitaminleri çok gereklidir bu yüzden süt, süt ürünleri ve taze meyveler özellikle yararlıdır.

2. Sürekli yumuşak besinlerle beslenmekten kaçınmalıdır. Havuç, elma gibi yiyecekleri ısırarak yemek diş sağlığı için gereklidir.

3. Her tatlı yiyecekten sonra ağız suyla çalkalanmalıdır. Asitli içeceklerden kaçınmalıdır.

4. Her akşam yatmadan önce ve yemeklerden sonra dişler tekniğine uygun olarak fırçalanmalıdır.

5. Diş araları temizliğinde kürdan vb. gibi şeyler yerine kesinlikle diş ipi kullanılmalıdır.

7. Sigara ve alkol kullanılmamalıdır. Özellikle sigara kullanan kişilerde diş eti hastalıklarına yakalanmada yatkınlık görülmektedir.

8. Fındık, ceviz gibi kabuklu yiyeceklerin dişlerle kırılmaması gerekmektedir.

9. Çok soğuk ve çok sıcak yiyecek ve içeceklerden kaçınılmalıdır.

10. Sakız çiğneme, ağza kalem, parmak sokma, tırnak yeme, dudak, parmak, yanak ısırma, özellikle ilkokul sıralarında çeneye el dayama gibi alışkanlıkların dişler ve çene için zararlı olduğu unutulmamalı, bunlardan kaçınmalıdır.

11. Çocuklara 2 yaşından sonra yalancı meme, biberon kullandırtmamalıdır.

12. Ağzı açık uyuma dişlere zararlı olduğundan burunda böyle uyumaya sebep olan tıkanıklık nedenleri araştırılıp ortadan kaldırılmalıdır

13. Diş hekimi gerekli görmedikçe diş çektirmemeli, özellikle bilgisiz kişilere diş çektirmekten kaçınılmalıdır.

Genetik Saç Dökülmesi Tavsiyeler

Merhabalar değerli okurlarım, bugün sizlerle  hem genetik saç dökülmesinde hem de genetik olmayan saç dökülmesi vakalarında, saç dökülmesini ciddi oranda azaltan hatta durduran altın tavsiyeler vermek istiyorum. Saç dökülmesinden ciddi oranda muzdarip olan okurlarımız için altın niteliğindeki tavsiyelerdir. Bu tavsiyeleri düzenli olarak yapanlar için ortalama 3 ile 6 ay arasında ciddi iyileşmeler görülmesi beklenir.

Saç Dökülmesini Azaltan Tavsiyeler

  • Düzenli olarak uyuyun, mümkünse en geç 12 gibi yatağa yatıp karanlık ortamda uyumanızda fayda vardır.
  • Bol bol su için, çünkü su içmek hem cildinizi nemlendirir hem de yediğiniz gıdalardaki toksik maddelerin idrar yoluyla dışarı atılmasına fayda sağlar
  • Ekmeği, daha doğrusu unlu gıdaları (kurabiye, pasta, lahmacun, kek…) hayatınızdan tamamen çıkarın. Mümkünse kahvaltıda bile basit nişasta olan ekmek tüketmemeye özen gösterin. Tam buğday unu ile yapılmış ekmekleri az da olsa tüketebilirsiniz.
  • Her sabah ya da gün içerisinde bir avuç dolusu siyah kuru üzüm tüketmenizda fayda olacaktır. Kuru üzüm hücreleri yeniler ve çoğalmalarını sağlar.
  • Mayasız süt ve süt ürünlerini (peynir, yoğurt vs.) çok az oranda tüketin. Yağlı süt ürünlerinden uzak durun.
  • Haftada en az iki defa koşuya çıkın; koşmanız hem kafa derinizin kanlanmasını sağlayıp kökleri besler hem de zararlı toksik maddelerin ter yoluyla atılmasını sağlar.
  • Kafa derinize 2 günde 1 parmak uçlarınızın etli kısımları ile 20 dakika kadar masaj yapın. Mümkünse yüksek bir yerden baş aşağı durarak bu işlemi yapın. Kafa derisinin kafatası üzerinde hareket ettiğinden emin olun.
  • Haftada en az 1 kez limonlu su için.
  • Kabak çekirdeği ve kabak yağı kullanmanız yeni saç oluşumunu destekleyecektir.
  • Çörek otu tohumunu ve kuru üzümü aynı anda tüketebilirsiniz. Ancak dikkat etmeniz gereken her iki yiyeceği de yutmadan önce iyice çiğnemeniz gerekiyor.
  • Bol bol salata tüketin. Mümkün olduğu kadar çeşitli ve düzenli olarak.
  • Stresi hayatınızdan tamamen çıkarın. Eğer çok stresli bir hayatınız varsa yerli ya da yabancı komedi dizilerini takip edebilirsiniz.

Saç dökülmesini durdurma önerileri ile ilgili bu yazımızı ara sıra yeni tavsiyelerle güncelleyeyim. Herkese bol saçlı günler!